Home

ŞİİR VE ETKİ

e-Posta Yazdır PDF
4.4/5 (7 oy)
     

ŞİİR VE ETKİ

      
       Şiirin birçok tanımı olduğu gibi, yapısını oluşturan sözcüklerin de birçok anlamı olabiliyor; okuyan da
beğendiğini öne çıkarıp  anlıyor.  Şiirde gerekli olanları düşünmek istediğinizde,düşüncenizin nasıl
doğru olabileceğini düşünme durumuna ulaşıyorsunuz. Bilinen tüm ilkeler yetmiyor ve tam anlatılamaz olduğu; ancak duyumsanabildiği anlaşılıyor. Şiiri kolaymış  gibi görmek,  onun ne kadar  düşünsel ve olağanüstü olduğunu değerlendirememektir.
       Daha  iyi  düşünme  isteği,  daha doğru olanı  bulmak ve  daha  iyi yaşam kurmak içindir öncelikle.
Bunun için neler yapmaz ki insan... Zihnimizde uçuşan  bu noktalar birer bilgi taneciği değil midir?  
Onların daha çok olması, bizim biriktirmemize bağlıdır.  Yani bilgi birikimi çok olanın, daha iyi ve doğru düşünmesi olasıdır.
       Bilgiler sayesinde düşünüyoruz!
       Her şeyin  bilgisi vardır;  şiirin de.  Yalnız yazanın değil,   okuyanın da (en azından) birşeyler bilmesi
doğru ve yararlıdır. Şair yazdıklarıyla etkilemek ister.  Çünkü o şiire başlama isteğini, okuduklarından etkilenerek  duyumsamıştır.  Başlama  noktası,  şiiri  ilk tanıma  ve  etkilenme  noktasıdır.   Şair,  benzer etkilemelerle işe başlar ama zamanla farklı etkilemeyi düşünür. Bu da özgün yerini bulmasını sağlar. İyi ve doğru olan budur.
       Etki yaratabilmenin olmazsa olmazları vardır. Öncelikle  yaşamın içinden ve ekmek-su kadar aranan
çözümlemeler; yeni bir yaşam önerisi, daha doğru ve güzel dünya, yaşamdan mutlu olma,  sevilmek ve
insan  önceliği   gibi kavramlar herkes  için  ortak  noktalardır.  Sizi  ilgilendirmeyen  konuda   yeterince
etkilenmeniz kolay mıdır?
       İyi şiire ulaşmayı düşünmekle başlar her şey…Şairin bildikleri ise yaşam koşullarında şekillenmektedir.      Şair kültürü gücünde hayatı tanımlar ve sanatını sergiler.  Üzerinde biriktirdiği etkileri,etkilemek için kullanır. İşte farklı ve özel yaşamının, farklı renkte şiiri buradan çıkar. Ancak, Goethe’ye göre,“şair kişisel duygularını
anlatmaktan öteye gidebilendir.”
       Duyarlık  başlıca  unsurdur  şiirde.  Her  şeye  karşı  sorumluluk  gibi çok özel duygular büyür içinde.
Toplumun en saygın ve temiz kıyısındadır düşünceleriyle; ama dünyada kötü olan ne varsa, gözünden/
kulağından/algılarından  beynine girmiştir  bile.  Artık  tüm yanlışlara “muhaliftir.”   Octavio Paz, “toplum
uykuya daldığında şairler uyandırır” demiştir.
       Geçmiş  yıllarda  yazılan  şiirler,  o yılların yaşamından kaynaklanmıştır. Kendince yerleşmiş değeri ve yargıları vardır.Oysa günümüzde yazılan ve yazılacak olan şiirler aynı yargılarla değerlendirilemez.  Eski şiirler de bugünün doğrularıyla değerlendirilirse onlara haksızlık olur.
       Değişen toplumun, değişen insanının, değişen şiiri kaçınılmazdır.
       Günümüzde  anlam  sanatlarının ileri düzeylere taşındığı gerçektir.  Yazın  (edebiyat)  dünyasındaki
değişen anlayışlar yenileşmeyi ve  gelişmeyi  sağlıyor.  Artık şairler,  sözcükler arasında yeni söz değerleri oluşturmalı,anadilinin deyimleriniiyi bilmeli,alışılmış sözcüklerle alışılmadık imgeler kurup,sözcüklerin gücünü göstermelidir.Böylece yepyeni etkiler yaratılabilir.Çünkü eski etkiler çürümekte ve etkisini kaybetmektedir.
       Basmakalıp söylemler,  dinlenmez,  katlanılmaz durumdadır;  topluma  seslenemez ve  önemsenmez olmuşlardır.
       Unutulmamalıdır  ki insan doğada dilini,  resmi,  şiiri,  öyküyü,  masalı ve tiyatroyu  kendisi üretmiştir.
Ortaklaşa sanatlar durumuna getirmiş;birbirlerini etkilemiş ve akımlar oluşmuştur.Yeni bir söze ve söyleme ulaşmak,  yeni  bir düşünceye  kaynaklık  edebilmek  ve  tekrara düşmemek için eskileri de iyi incelemek önemlidir.  Önceden var olduğunu bilmediğimiz bir şeyi, yeni sanabiliriz.
       Bu nedenle, etkili olmayı amaç edinen şairin bilgi toplama uğraşı, sonsuz ve sınırsız olmak zorundadır.
 
(9 Şubat 2010)                                  
Mehmet BÜYÜKÇELİK

Son Güncelleme: Salı, 09 Şubat 2010 17:47