ÇEVİRİ ÜZERİNE NOTLAR
Dünya yazarlarının kitaplarının dilimize çevrilmesinin, edebiyat ve kültür alanımızdaki yeri son derece önemlidir.Tüm dillerin yeryüzü uygarlığında ortak bir emeği vardır. Gelişmiş toplumların yazılı değerlerinin başka ülkelere ulaştırılmasının önemi, çevirmenlerin yaptıkları işte yeterince bilgili olmalarını zorunlu kılıyor.
Cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki “aydınlanma” çabasının dünya klasiklerinin dilimize çevrilmesiyle başlatıldığını ve Köy Enstitüleri ile köylerimize kadar ulaştırıldığını biliyoruz.
Çevirinin, bir dilin başka bir dildeki anlamı olmaktan öte, kapsamlı bir içeriği olduğu anlaşılmalıdır. Öncelikle belirtmek gerekirse; çevirmen, yapıtın aslı ile çeviriyi okuyanlar arasında akılcı bir köprü olarak asıl metnin yazarından daha büyük bir çaba ve bilgi ile yola çıkmalıdır. Yoksa asıl metne de okuyucusuna da haksızlık etmiş olur.
Çevirilen bir tümcede anlam çok yönlü bir görünüm verebilir. Okurun işini kolaylaştırmak için, çevirmen anlamı “belirteç” bir sözcükle ortaya çıkarmalı; “asıl yazarın” söylemek istediğini yazmalıdır.Ancak, çevirmen politik iklime kapılmamalı, esas metine saygılı ve bağlı kalmalıdır. Ayrıca dilimizin yedi yüzyıl yaşadığ ı “yabancı sözcük işgalinden” kurtarılması çabalarına da uygun davranması büyük önem taşır.
Çeşitli anlayışta çevirmenlere rastlanmıştır. Ancak en güzel ve doğru çeviriler, okuru yazara doğrudan götüren ve onu zorlayıp yabancı kalmasına neden olan değil; esas yazarın okura götürüldüğü, anlamı sıcaklaşan ve kolay sindirilen çeviriler olmuştur. Başarılı çevirmen sanatsal bir üretkenlik sergiler. Oysa kötü bir çeviri, basit bir aracılık işinden öteye gitmez, yalınkat, sıradan ve anlaşılmazdır.
Her toplum kültürünü çeviri il beslemiş, zenginleştirmiştir. Yeryüzü kültürü uluslararası iletişimle gelişmekte ve insanlığın ulaştığı üst düzey bilgiler her bucağa böylece yayılabilmektedir. Ancak Osmanlı döneminde imparatorluk anlayışından olacak, çeviri konusu yeterince önemsenmemiş, çağdaş uygarlığın gerisine düşülmüştür. Rum asıllı çevirmenlerin kendi öznel yorumlarıyla yaptıkları çeviriler ise toplumda ilgi görmemiştir.
Çevrilecek bir yapıtın konusu iyice bilinmeden çeviri işine girişilmemelidir. Tıp, ekonomi, edebiyat ya da şiir gibi alanlarda yapılacak çeviriler özel bir dil ve bilgi gerektirir.
Çeviride ilk gözetilen noktalardan biri de, çevirinin sözcük esaslı değil, tümce ve metin esaslı olması gerektiğidir. Çevirmen her iki dilin “dilbilgisini ve deyimlerini” iyi bilmelidir.
* * *
Şiir Çevirileri, her çevirmenin girişebileceği kadar kolay değildir. Şiirin önemli bir özelliği dilinin farklı oluşu yanında, yazıldığı dile bile çevrilemeyeceği ve ikinci kez yazılamayacağıdır. Öyleyse çevirmen ne yapacaktır? Ya şair olması, ya da asıl şairi incelemiş iyi bir şairle işbirliği yapması gerekecektir.
Şiir dilinde sözcükler anlamı iter, şaşırtır ve zorlarlar. Hiçbir sözcük kendi anlamını taşımayabilir. Üstelik, çok anlamlı (çağrışımlı) bir dizeyi çevirirken “belirgin anlama taşıma” kuralını işletmek de yetmez. Şiir budanıp doku kaybına uğramış ya da sözcük artırımıyla bozulmuş olabilir. Diller arasındaki (demek istenen) yan ve yarım anlam benzerliği de sözkonusu olabilir, şiir iyice aslından kopup çoraklaşır; ortaya başka bir şiir çıkmış olur. Ayrıca esas şiirdeki sesler zorunlu olarak değişir, uyaklar kaybolur, ritim başkalaşır. Geriye fiziksel bir görünüm kalır. Düzyazıda bile yanlış yöntem sayılan sözcük sözcük çeviri ise hiç mi hiç düşünülemez
Çeşitli güçlüklere rağmen şiirler her dilden başka dillere çevriliyor. Bazı çevirmenler uyak odaklı, bazıları anlam odaklı, bazıları da duygu odaklı çeviriler yapmayı önde tutuyorlar. İyi bir şiir çevirisi öncelikle, sanki okuduğumuz dilde yazılmış gibi olabilmeli, o tadı vermelidir. (Sabahattin Eyüboğlu’nun Ö.Hayyam’dan uyaklı çevirileri örnektir.) Yoksa çevrilmemelidir demek gerekiyor. Çevirmen şiirden ve şiir bilgisinden (poetika) uzaksa bu işe hiç girişmemeli; ya da yetkin bir şairle ortaklaşa çalışmalıdır.
Manzume dilinde yazılan bir dönemin kolay şiirlerini çevirmek de kolaydı. Ancak gelişen edebiyat ve şiir dünyasında söz sanatları ile zenginleşen şiirlerin çevirisi kolay olamaz. Bu güçlüğü aşmak isteyen çevirmenlerin çeviri esasları bilgisi yanında poetik birikimli ve doğru donanımlı olması gerekmektedir.
Mehmet BÜYÜKÇELİK
(4 Ocak 2010)
















